Künye   Haberler   Duyurular    Haber Yaz    Tavsiye Et    Ana S. Yap    Sık K. Ekle    Bize Ulaşın    Sponsor Ol

Ana Sayfa

         
 
   Birses 

   Atatürk Köşesi
   Atatürk Resimleri
   Doçentlik Sınavı
   Köşe Yazıları
   Sohbet Sayfasy (Chat)
   Sorun Yaz
   Sorunlar&Çözümler
   Türkçemiz
   Üniversite Haberleri

   Güncel 

   Basından Seçmeler
   Bilişim
   Eğitim
   Ekonomi
   Fykralarla Gündem
   Gençlik
   Kıssadan Hisse
   Serbest Kürsü

   Linkler 

   Acil Telefonlar
   Basın Bağlantıları
   Bilim ve Teknik
   Bilinmeyen Telefonlar
   Borsa Bağlantıları
   E-Posta Okuma
   Gazeteciler
   Hukuk Sitesi
   İngilizce Çeviri
   İngilizce Öğren - 1
   İngilizce Öğren - 2
   İngilizce Sözlük - 1
   İngilizce Sözlük - 2
   İngilizce Sözlük - 3
   İnternetten Faks 1
   İnternetten Faks 2
   İstanbul Haritası
   Karayolları Haritası
   MB Döviz Kurları
   On line Çeviri
   On line Tv - ATV
   Online Alışveriş
   Ölçü Çevrimleri
   Önemli Telefonlar
   Posta Kodları
   Pub-Med Yyn. Tarama
   Sağlık Linkleri
   Sağlık Mevzuatı
   SCI - Endeksi
   Siyasi Partiler
   SMS Rehberi
   Tarih Çevirme Rehberi
   Telefon Rehberi
   THY - Online Bilet
   Tıp Sözlüğü
   Türkçe - İngilizce Sözlük
   Türkçe Sözlük
   Türkiye Hakkında

   Resmi Baglantı 

   Bakanlıklar
   Cumhurbaşkanlığı
   Kamu Kuruluşları
   Pasaport Başvuru
   Resmi Gazete
   TBMM
   TBMM Tlf. Rehberi
   TC. Kimlik No Sorgu
   TUBİTAK
   Üniversiteler
   Vergi No Sorgu
   YÖK
   YÖK Tez Arama

   Satranç Linkleri 

   Satranç
   Satranç Kulupleri
   Satranç Kuralları
   Satranç Linkleri
   Satranç Oyunu - 2

   Yeni Oyunlar 

   Oyunlar

Web Arama:

 

Lütfen Mail Listimize katılınız.!

 
 

Bu olayda dikkati çeken diğer bir husus da, bir kısım jüri üyesinin raporunu diğer kısım jüri üyesine gönderme işleminin, üstelik “olumsuz”ları “olumlu”lara gönderme işleminin yeni bir teamül olup olmadığı…

 
 
BİRSES
memurlar.net  05.03.2008
 
 


Doçentlik sınavında yeni teamül mü skandal mı?

 

Akademik çevrelerde bilindiği gibi doçentlik sınavı, “eserlerin incelenmesi” ve “sözlü sınav” olmak üzere iki aşamalı yapılmaktadır. Doçent adayı Üniversitelerarası Kurul’un bildirdiği tarihlerde, Doçentlik Sınav Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde gerekli belge ve formlarla müracaat eder. Daha sonra Üniversitelerarası Kurul bünyesinde kurulu olan Doçentlik Sınav Komisyonu her aday için 3 veya 5 kişiden oluşan jüriler belirleyip adaya bildirir. Aday da süresi içinde eserlerini jüri üyelerine göndermekle yükümlüdür.

Jüri ne yapar?

Yönetmeliğin 11. maddesine göre, “Jüri üyeleri, önce, adayın çalışmalarının o bilim/sanat alanı için öngörülen asgari akademik koşulları sağlayıp sağlamadığını belirler. Asgari koşulları sağlamayan adayların eser incelemesi yapılmaz. Asgari koşulları sağlayan adayların tüm eserleri nicelik, nitelik ve başvurulan doçentlik bilim/sanat alanına uygunluğu açısından incelenerek, adayın eser inceleme aşamasından başarılı olup olmadığına karar verilir. Jüri üyeleri, eserlerin incelenmesi aşamasında toplanmaz. Her bir jüri üyesi, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen formata uygun olarak hazırladığı raporu, eserlerin kendisine ulaştığı tarihten itibaren, en geç iki ay içerisinde Üniversitelerarası Kurul Başkanlığına iletilmek üzere mensubu olduğu üniversite rektörlüğüne gönderir.”

Bu süreç tamamlandıktan sonra, işlem artık Doçentlik Sınav Komisyonu’nun uhdesindedir. Yine yönetmeliğe göre, “Doçentlik Sınav Komisyonu, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından gönderilen bu raporlara göre adayın eser inceleme aşamasından oybirliği veya oyçokluğu ile başarılı olup olmadığını, jüri üyelerinin olumlu ve olumsuz görüşlerini sayarak belirler. Sonuç, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’na bildirilir. Jüri kararının olumsuz olması durumunda sözlü sınav yapılmaz. Jüri kararı, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından adaya ve jüri üyelerine bildirilir. Jüri üyelerinin kişisel raporları aday istediği takdirde kendisine gönderilir.”

Yasada durum böyle olduğu halde, bazen sürecin farklı işlediği olaylar yaşanabiliyor. Ankara 16. İdare Mahkemesi’nde (Esas No: 2007/261) görülen ve iptalle sonuçlanan davada, davalının başvurusu sonrası uygulanan işlemin farklı olduğu görülüyor.

Pamukkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde Yard. Doç. Dr. olarak görev yapan Milay KÖKTÜRK 2006 yılında doçentlik sınavına başvuruda bulunmuş. Aday için 5 kişilik jüri tespit edilmiş, aday da eserlerini iletmiş. Jüri üyeleri süresi içinde raporlarını yazıp Üniversitelerarası Kurul’a göndermiş. Üyelerden 3 tanesi olumlu, yani adayın eser incelemesi aşamasında başarılı olduğu, 2 tanesi de adayın yeterli koşulları sağlamadığı ve başarısız olduğu sonucuna varmış. Yukarıda da zikredilen yönetmelik maddesine göre, komisyonun yapması gereken şey, jüri üyelerinin raporlarını “sayarak” sonuca ulaşmak ve buna göre de adayı matematiksel olarak başarılı saymak idi. İşte haberimize konu olan ilginç uygulama burada gerçekleşiyor.

Kurul ne yapmış? Üniversitelerarası Kurul 3 jüri üyesine “26 eylül tarih ve 6028 sayılı” bir yazı yazmış ve onlardan yeniden görüş istemiş. Bu yazıya, adayı başarısız bulan 2 üyenin raporlarını da eklemiş. Sözü edilen yazıya cevap veren 3 üyeden 2 tanesi kararlarının aynı olduğunu bildirmiş; bir jüri üyesi ise aynen şu yazıyı yazmış: “Şubat 2006 döneminde 1109 Felsefe Bilim Alanından doçentlik sınavına başvuran Dr. Milay Köktürk’ün çalışmalarını, 26 eylül tarih ve 6028 sayılı yazınız üzerine yeniden inceledim. Adayın koşulları sağlayamadığı konusunda iki profesörün görüşlerine katılma kararı aldım.”

Bunun üzerine Üniversitelerarası Kurul doçent adayını “başarısız” saymış. Aday da konuyu yargıya taşımış. Mahkeme önce yürütmeyi durdurma kararı vermiş, sonra da işlemi iptal etmiş. İşin yargı süreci mahkeme kararında (Karar no: 2008/207) görülüyor.

Fakat tamamlanmış ve sayılmaya hazır raporları sayarak sonuca ulaşmak varken ve böyle de olması gerekirken, Üniversitelerarası Kurul’un hangi yönetmelik maddesine dayanarak ve niçin ikinci bir yazı yazdığı belirsiz.

Bu olayda dikkati çeken diğer bir husus da, bir kısım jüri üyesinin raporunu diğer kısım jüri üyesine gönderme işleminin, üstelik “olumsuz”ları “olumlu”lara gönderme işleminin yeni bir teamül olup olmadığı… Kararını zaten vermiş ve bunu kuruma bildirmiş olan bir jüri üyesinden yeniden görüş istemenin bürokrasi dilinde ne anlama geldiği hususu bir yana, böyle bir talep karşısında önceden “olumlu” karar veren bir jüri üyesinin, daha sonra, böyle bir yazıya cevaben “adayı yetersiz bulan iki profesöre katılma kararı aldım” diye karar değiştirmesinin nedeni de merak konusu. Çünkü bu jüri üyesinin “formata uygun” olmayan ve tam metni yukarıda verilen “rapor”u herhangi bir gerekçe de içermiyor. Halbuki yasa, jüri üyesinden “gerekçeli rapor” istiyor.

Bu olayda, açıklanması gereken çok soru mevcut gibi görünüyor. Yapılan işlemler yeni bir teamülün ihdas edildiğini mi anlatıyor, yoksa akademi dünyasındaki bir skandalı mı?

 

www.memurlar.net - 5 Mart 2008

 

http://www.memurlar.net/haber/103891/#Scene_1

 
  Geri Dön.       Sayfa : 1